raci kılkuyruğun teki. üşenerek gittiği bir dönerekmek brendi partisinde herkesin eğlendiği halde arka tarafta dönerekten benzerleriyle gözgöze gelerek bu törenin bitmesini bekliyor
dışarıda bir ambulans bekliyor
ambulanstaki her hemşirenin eli bacaklarında, geçen günden kalan ağdanın kılını sıvazlayan o hareketlerden yapıyor bakımları tam. ambulansın şöförü yahut şoförü aybaşında bitmiş bütçesi ya da aybaşında sinir küpü olmuş zevcesi ve bozuk moralini hemşirelerin eteklerini yukarda tutan bacaklarıyla avunduruyor...
parti bitiyor
insanlar dağılıyor
birikisi kusuyor onlara bakınca zaten var sayılmazlar
birikisi yerlerde yuvarlanıyor
onlara bakınca zaten parti hep sürmeli hep sürmeli...
sonrası gelmeyeceği için eğlenceyi düzenleyenlerin sloganı şöyle gelişiyor;
brendi bu belli olmaz...
...
raci parti çıkışında taksi çevirdi bir basketbolcu hüneriyle parmağının ucundaki küre gibi dönüyordu dünya başında
bu bir yere gitmiyor dedi
taksici dirseğini dayadığı camdan kolunu içeri çekip öbür elindeki izmariti ters köşeden dışarı, yere attı kim gitmiyor dedi
raci yolcu tarafındaki ön kapıyı açmış yarım yamalak içeri girmişti ki şöförün yakasına yapıştı buraya sen otur arabayı ben kullanacağım dedi
evine yürümek zorunda kaldı raci
herkes kullanacağı kadarını kullanır...
...
kızarmışlarından değil rendelenmişlerden yeşil domatesler kıvamından daha başka mutluluk tablosu bilmiyorum
ve raci sokağın başında bir diğer sarhoşla rastlaştı küçük bir çocukken kaleci olmamam gerekiyordu dedi