|
Bütün yollar derken gerçekten bütün yollar mıdır? Var mıdır yoksa unutulmuş bir yol? Yollar da tren rayları gibi midir? Çıkılmaz mı yollardan?
Ne güzel çıkmıştık yoldan, Ay vardı parıldayan, sokak lambalarının olmadığı yerde, Sahtekarlar yalanlarını söylerken, Biliyordun başka yoldan gideceğimi. Sonu olmayan yollar, Bir yere götürmeyen yollar, Gidişler, dönüşler, Çıkışlar, inişler. Üzerime geliyor geceler. Bir şey söyleyecektim ama unuttum, Bir şey yapacaktım ama hatırlayamıyorum.
Ovada soluk soluğa yorgun atlar. Kadınlar yaratıyorum kafamda Sonra öldürüyorum Çirkin kadınları seviyorum çünkü onlar bana benziyor… Onlar beni sevmiyorlar ama Gece timsahların keskin dişleri Kalbimi kemiriyorlar.
Sen karar vereceksin Sen daha iyi bilirsin Karanlıkta geçilir mi bu sokaktan ya da Aslında kimse bilmiyor Dilenciler dilenlerini örerken Bacakları kesilmiş çocuklar kesiyor yolumu Başka bir dünyaya aidim ve duvarda senin resminin yerinde Uzun ince bir boşluk var, Sonbahar sokakları gibi.
Uzun … İnce… Ve sığınabilecekmişim gibi kurumuş dallarına Daha uzak istemiyorum Burada çömelip olacakları bekliyorum En fazla kışa çevirir Ve biliyorum Hep daha kötüsü olur
Başıma geldi biliyorum Başka ülkelerin yağmurları Başıma yağdı Ayağıma takıldı Kumdan yapılmış kalelerin kayaları. Yürümeye devam ettim, gideceğim yeri bilmeyerek. Kandırdı beni gözlerin Oradan oraya savurdu Kaç kere hayal ettim İçi boş şişelerle kaç kere geri döndüm. Duruyordun Rüzgardan kaçan kırmızı saçlarınla Bir açıklama gerekiyordu aşk için Yoktu açıklaması aşkın da, Uzun yolculukların ve bu yaraların da.
Resimdeki sarı yapraklar gibi Zamanı gelmişti sadece.
Bu yazıya bilgi ekleyebilirsiniz..
|